Artisan
Bazen insan başka bir ülkeye taşınır ama çocukluğunu yanında götürür. Bu öykü, aidiyet, sınıf, emek ve kendini yeniden kurma mücadelesinin izini sürüyor.

Keşif
Bazen insan başka bir ülkeye taşınır ama çocukluğunu yanında götürür. Bu öykü, aidiyet, sınıf, emek ve kendini yeniden kurma mücadelesinin izini sürüyor.

Çamur burada yalnızca bir madde değil; insanın varoluşsal durumunun metaforudur. Toprak kadar katı, su kadar akışkan olmayan insan; ikisinin arasında, sürekli değişen ve yeniden biçimlenen bir varlıktır. Var olmak, bitmiş olmak değil; her gün yeniden kurulmak ve değişmektir.

Kimlik krizi, benliğin çözülüşü kadar yeniden kuruluşudur. Ouroboros, Jung'un bireyleşme kuramı ve Bergman'ın Persona'sı; insanın maskeleriyle ve gölge yönleriyle yüzleşmeden gerçek benliğine ulaşamayacağını gösterir. Bu nedenle kriz, bir son değil, dönüşümün başlangıcıdır.

Cama vuran yağmur damlalarını izlemek, bir fincan kahveden çıkan dumanın süzülüşünü seyretmek veya rüzgârda sallanan bir ağaç yaprağına takılıp kalmak… O an, geleceğe dair hiçbir plan veya geçmişe dair hiçbir pişmanlık yoktur.

İnsanın kendine yabancılaşmasını, yönünü kaybetmişliğini ve hissettiği derin yalnızlığı uçurtma ve balon imgeleriyle anlatan bir şiirdir.

Bu yazı, "Ben kimim?" sorusunun yetersizliğini vurgular, insanın içe dönüş sürecinde geçtiği yollara ve varacağı yere ışık tutar.
Dişilik kavramının sosyal medyada estetiğe indirgenmesi ve kadınlar üzerinde oluşturduğu baskıyı ele alan eleştirel bir metin.

belki, sonsuzluğa doğru kelimelere sığınmış diriliş bülbülüyüm belki, kimliğim olan sözcüklerimde derinleşen m’anayım blki, direnişin morfolojik ki yazıtında ben ü demin adılıyım belki, bir noktayım bin yıllık cümlenin sonunda

Anemoia duygusunun ardında yatan nedenleri, modern hayatın yarattıkları çerçevesinde analiz ediyor.
Sayfa 1 / 2
