Sayın Editör!
Ne kadar kolay değil mi yazılanın üzerini çizmek, oysa orada yakalanamamış bir ruh, keşfedilememiş sır var!

Keşif
Ne kadar kolay değil mi yazılanın üzerini çizmek, oysa orada yakalanamamış bir ruh, keşfedilememiş sır var!


“Babam vardı ama yoktu…” Çocuklukta en derin yaralar bazen sessizlikten doğar. Evin içinde nefes alan ama ruhuyla orada olmayan bir baba, çocuğun kalbinde görünmez boşluklar bırakır. Bu satırlar, yokluğun gölgesinde büyüyenlerin sessiz çığlığıdır.


Nereye saklandı bu güneş, doğmayacak mı bu sabah? Ufuk sessiz, gökyüzünde bekleşiyor siyahlar. Bir umut kuşu geçmedi henüz rüzgârın izinden, Gece sanki vazgeçmemiş, tutmuş zamanı biraz.



Bu tarım düzeninde çocukların oyun oynaması "gereksiz enerji kaybı" olarak görülür; çocuklar erken yaşta tarlalarda traktörlerin, yabalardan çıkan kıvılcımların arasında birer işçi ("tayfa") olarak çalışır.

"Yazmanın bir tür terapi olduğunu biliyor musunuz?"

Sayfa 9 / 86
