YazYorum
Deneme30 Nis 2026

Lafügüzaf

Yalnızlık ve umutsuzluk arasında sıkışan bir ruhun iç sesi; duygular ve varoluş sorgusu üzerine kısa, yoğun bir metin.

Esra|30 Nisan 2026|1 dk okuma
32 görüntülenme|2 yorum

Yalnızlık bir gölge gibi. Ve ben o gölgenin kendisiyim. Bunu yeni yeni fark ediyor olmak acıtıyor canımı. Günden güne yanar lakin yine de yaşar mı insan? Yaşıyormuş.

Evet hissediyorum. Sararıyor yüzüm. Ölüyorum sanırım. İnsan yalnızlıktan ölür mü? İnsan yalnızlıktan ölür mü bilemem lakin insan umutsuzluktan ölür. İnsan hayata küsünce ölür.

Canım nasıl yanıyor. Asla geçmiyor. Çoktan ölmüşüm ben. Bir suya muhtacım sanki. Yaşam suyuna. Boş versene lafügüzaf laflarla kandırma kendini. İnsan da böyle değil mi? Acıyla avutur benliğini. Adına da “unuttum” der.

Sevgisizsen yalnız, sevildiğini sanıyorsan mutsuzsun. Ağlayarak geldiğim bu dünyada, hissettiğim yalnızlık içinde sarardığımı hissediyorum. Ve odamın loş ışığı beni sonsuzluğa uğurluyor.

Tartışma

Yorumlar

2 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Devam et

Benzer yazılar

Deneme24 Ağu 2026

İçselleştirilmiş Çelişki

Zonguldak’taki çıplak nefret ile Ergani’deki o yaralı vicdan refakati, birbirine zıt iki ayrı kutup değil, aynı çarkın dişlileridir. Biri sistemin fiziksel ve dışlayıcı şiddetini kuşanırken, diğeri aynı sistemin mağdurlaştırdığı topluma "kusursuz olma" yükümlülüğü dayatan o ağır ruhsal prangadır.

Hatice Özhan·3 dk·0·81
Deneme23 Ağu 2026

Hayali bir sınıf yaratmak

Vesayetçi akıl sürekli şu kalıplaşmış formüle başvurur: Halkın kendi başına bilinçli bir talepte bulunamayacağı, arkasında mutlaka çıkar odaklarının (ağalar, şeyhler, burjuvalar ya da dış güçler) yer aldığı ve kitlelerin sürekli kandırıldığı varsayılır.

Hatice Özhan·4 dk·0·167