YazYorum
Deneme24 Ağu 2026

BİR SAAT 20 DAKİKA

Kendinizi değersiz hissettiğiniz yerde daha fazla bulunmayın lütfen.

Selin Gezeroglu|24 Ağustos 2026|2 dk okuma
55 görüntülenme|0 yorum

Uzun zamandır görüşemediği sevgilisi ile buluşmak istemişti.


Son zamanlarda ne zaman arasa hep azarlanıyordu. Aynı şey bugün randevuyu ayarlarken de olmuştu. Olan bitene anlam vermeye çalışıyordu, ama bilgisi dahilinde aralarında var olan bir sorun yoktu.

Yaklaşık on gün önce, sevgilisi, sakin bir konuşmada 'konuşmamız gereken bir konu var' demişti. Bugünkü buluşmayı da konuşabilmek için ayarlamıştı zaten. Amacı iyi olmadığını düşündüğü sevgilisine hesap sormak değildi.

Sözleştikleri saatte buluşma yerine gitti. Garsona ayıp olmaması için bir su istedi ve gerisi için arkadaşını beklediğini belirtti. 

Randevu saatinin üstünden bir saat geçmiş olmasına rağmen, beyefendi hala gelmemişti. Beklerken o kadar çok acıktı ki, daha fazla bekleyemedi ve bir porsiyon börek istedi. Böreğini yerken kısa ve net olarak soru işareti ile mesaj gönderdi ve 'yoldayım geliyorum' cevabını aldı. 

Öncelikle, bir kadın bu kadar bekletilmemeli diye düşündü ama sonra da, her zaman yaptığı gibi, gecikmenin mantıklı bir açıklaması olabileceğini aklından geçirdi. Bu kadar çok beklemiş olmasına rağmen, geliyor olması heyecanını arttırdı.

Beraberlikleri her daim bu şekilde idi zaten. Olumsuz her konuya mantıklı bir sebep bulunurdu. Aralarındaki sevginin büyüklüğü tüm olumsuzlukları kapatabilirdi. 

Ve nihayet bir saat yirmi dakika gecikmeli olarak geldi.

İşlerinin yoğunluğundan dolayı bu ilk defa yaşanan bir durum değildi. Ama bu sefer durum farklıydı, bunu hissediyordu.

Görüşmelerinin çok da parlak geçmediği aşikardı, daha fazla oturmanın bir anlamı yoktu. Yarım saat sonra masadan kalktı, hesabı ödedi, birbirlerine görüşürüz dediler ve mekandan ayrı ayrı çıktılar.

Bu son görüşmeleri olmuştu, konuşmadan ayrılmış gibiydiler. Halbuki olması gereken bu olmamalıydı.


Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar

Deneme24 Ağu 2026

İçselleştirilmiş Çelişki

Zonguldak’taki çıplak nefret ile Ergani’deki o yaralı vicdan refakati, birbirine zıt iki ayrı kutup değil, aynı çarkın dişlileridir. Biri sistemin fiziksel ve dışlayıcı şiddetini kuşanırken, diğeri aynı sistemin mağdurlaştırdığı topluma "kusursuz olma" yükümlülüğü dayatan o ağır ruhsal prangadır.

Hatice Özhan·3 dk·0·81
Deneme23 Ağu 2026

Hayali bir sınıf yaratmak

Vesayetçi akıl sürekli şu kalıplaşmış formüle başvurur: Halkın kendi başına bilinçli bir talepte bulunamayacağı, arkasında mutlaka çıkar odaklarının (ağalar, şeyhler, burjuvalar ya da dış güçler) yer aldığı ve kitlelerin sürekli kandırıldığı varsayılır.

Hatice Özhan·4 dk·0·167