YazYorum
Deneme10 Ağu 2026

Yol Ayrımı

Kendimizi kusursuz varlıklar olarak görmeyi bırakmanın zamanı gelmiştir belki de.

Eda Gizem Arslan|10 Ağustos 2026|1 dk okuma
190 görüntülenme|2 yorum

Hepimizin kendini ezdiği zamanlar olur. Herkes bir başarıya sahip ve ben değilim. Herkes her şeyi başarmış ama ben başaramamışım. İnsanlar sanki beş adım ötede başlamış hayata ve ben geç kalmışım, en çok da kendime. Hayat çok hızlı ilerlemiş ve ben yetişememişim. Sanki bütün yollarım bir oyalanmaymış. Herkesin yolları dümdüzmüş ve benim yollarım kıvrımlıymış gibi. Oyalanarak geçirmişim sanki hayatımı.


Oysa yollar farklıdır, deneyimler farklıdır. Birinin hızlı olması onu daha başarılı yapmaz. Birinin yavaş olması onun yetersiz olduğu anlamına gelmez. Hepimiz birer yarış arabası gibi koşturuyoruz. Tükenebileceğimizi akıl etmiyoruz. Kendimizi bir makine gibi görüyoruz.


Bütün yolculuklar kendine hastır. Herkes her şeyi başarmak zorunda değildir. Birinin 20lerinde başardığını bir başkası 40larında başarabilir. Kendimizin ayağına taş bağlıyoruz çoğu zaman. "Keşke" yerine "iyi ki" biriktirmek varken hayatta. Elimden bu kadarı geliyor ve bu yeterli demeyi bilmiyoruz çoğu zaman. Daha iyisi, daha yenisi, daha fazlası derken kendimizi tüketiyoruz. Sonrasında da buhranlar geçiriyoruz.


Kendimizi kusursuz varlıklar olarak görmeyi bırakmanın zamanı gelmiştir belki de. Artık kendimizle gurur duyma zamanıdır. Yavaş da olsa ilerleyebilmeyi kutlamalıyız.


(Eski hesabımdaki yazıdır çalıntı değildir.)

Tartışma

Yorumlar

2 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Yuzika|

Uçurtma avcısında ne güzel yaklaşmıştı yazar çalma olayına… iyikilerin bol olduğu bir dünyada, uzaylılara ihtiyaç kalmadan yaşayabilmek. 👏güzel bir deneme tebrik ederim.

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Yuzika|

Keşke her türlü ihtimalin sonunda kaçınılmaz gerçektir. Malesef olmadığı sürece sıkıntıda değildir keşke….

Devam et

Benzer yazılar

Deneme24 Ağu 2026

İçselleştirilmiş Çelişki

Zonguldak’taki çıplak nefret ile Ergani’deki o yaralı vicdan refakati, birbirine zıt iki ayrı kutup değil, aynı çarkın dişlileridir. Biri sistemin fiziksel ve dışlayıcı şiddetini kuşanırken, diğeri aynı sistemin mağdurlaştırdığı topluma "kusursuz olma" yükümlülüğü dayatan o ağır ruhsal prangadır.

Hatice Özhan·3 dk·0·81
Deneme23 Ağu 2026

Hayali bir sınıf yaratmak

Vesayetçi akıl sürekli şu kalıplaşmış formüle başvurur: Halkın kendi başına bilinçli bir talepte bulunamayacağı, arkasında mutlaka çıkar odaklarının (ağalar, şeyhler, burjuvalar ya da dış güçler) yer aldığı ve kitlelerin sürekli kandırıldığı varsayılır.

Hatice Özhan·4 dk·0·167