YazYorum
Deneme29 Haz 2026

Gölgeler

Gölge yanlarımızda bize dair

Sevgi Seçen|29 Haziran 2026|1 dk okuma
426 görüntülenme|6 yorum

İnsan, çoğu zaman kendisiyle yüzleşmekten kaçınır. Kusurlarını, karanlık yanlarını ve bastırdığı duyguları görmezden gelerek daha güçlü olacağını sanır. Oysa gerçek güç, insanın kendini olduğu gibi kabul edebilmesinde saklıdır. Ben de bunu ancak onunla barıştığımda fark ettim. Aslında o an, başkasıyla değil kendimle barışıyordum.Hayatın içinde karşılaştığımız kırgınlıklar, çoğu zaman içimizdeki eksik parçaların bir yansımasıdır. Birine duyduğumuz öfke, bazen kendimize söyleyemediğimiz sözlerin ağırlığını taşır. Bu yüzden affetmek yalnızca karşımızdakine değil, kendimize verdiğimiz bir armağandır. Onunla aramdaki mesafeyi kapattıkça, içimdeki dağınıklık da yavaş yavaş yerini dinginliğe bıraktı.İçimizdeki karanlık yanlar, çoğu zaman saklanması gereken kusurlar gibi görülür. Oysa insanın gölgesi, onun en gerçek parçasıdır. Korkularımız, hatalarımız ve bastırdığımız duygularımız; bizi biz yapan bütünün ayrılmaz parçalarıdır. Bu gerçekliği kabullendiğimizde, içsel çatışmalarımız azalır ve kendimize karşı daha şefkatli bir dil geliştirmeye başlarız.

Kendi karanlığını inkâr eden insan, sürekli eksik hisseder. Ancak o gölgeyle yüzleşip onu kabullenen kişi, gerçek bir bütünlüğe ulaşır. Bu bütünlük, dışarıdan gelen onaylara ihtiyaç duymayan, daha sağlam ve daha huzurlu bir benlik yaratır. İşte o zaman insan, kendini tamamlanmış hisseder.Sonunda anladım ki huzur, kusursuzlukta değil kabulleniştedir. Kendini tüm yönleriyle kabul eden insan, hayatın yükünü daha hafif taşır. Ve belki de en önemlisi, kendiyle barışan biri, dünyayla da daha kolay barışır.

Tartışma

Yorumlar

6 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Devam et

Benzer yazılar

Deneme24 Ağu 2026

İçselleştirilmiş Çelişki

Zonguldak’taki çıplak nefret ile Ergani’deki o yaralı vicdan refakati, birbirine zıt iki ayrı kutup değil, aynı çarkın dişlileridir. Biri sistemin fiziksel ve dışlayıcı şiddetini kuşanırken, diğeri aynı sistemin mağdurlaştırdığı topluma "kusursuz olma" yükümlülüğü dayatan o ağır ruhsal prangadır.

Hatice Özhan·3 dk·0·81
Deneme23 Ağu 2026

Hayali bir sınıf yaratmak

Vesayetçi akıl sürekli şu kalıplaşmış formüle başvurur: Halkın kendi başına bilinçli bir talepte bulunamayacağı, arkasında mutlaka çıkar odaklarının (ağalar, şeyhler, burjuvalar ya da dış güçler) yer aldığı ve kitlelerin sürekli kandırıldığı varsayılır.

Hatice Özhan·4 dk·0·167