Dijital Lale Devri
Sosyal medya çağında gerçeklikten kopuş ve duyarsızlaşma kapsamında ekranların ardında görünmeyen modern insanı eleştirir.

Kategori
206 yayınlanmış yazı
Sosyal medya çağında gerçeklikten kopuş ve duyarsızlaşma kapsamında ekranların ardında görünmeyen modern insanı eleştirir.

Yalnızlık ve umutsuzluk arasında sıkışan bir ruhun iç sesi; duygular ve varoluş sorgusu üzerine kısa, yoğun bir metin.

Veteriner hekimlerin yalnızlığı, meslek odalarına eleştiri ve dayanışma eksikliği üzerine çarpıcı bir iç döküş.
Dişilik kavramının sosyal medyada estetiğe indirgenmesi ve kadınlar üzerinde oluşturduğu baskıyı ele alan eleştirel bir metin.

İnsan benliğinin bir aynaya dönüştüğü; geçmişin ağır anılarıyla paramparça olan bu yansımanın, sabırla ve ustalıkla yeniden bütünlenme hikayesi.

Belki de hayat, tam olarak budur. Dışarıda ve içeride kopan fırtınalara, zihni aydınlatıp sonra tekrar karanlığa boğan şimşeklere rağmen, bir mum ışığının titrek umuduna, bir gaz lambasının metanetine ve bir demlik çayın sıcaklığına sığınabilmektir.

70 yaşından sonra hayatın nasıl dönüştüğünü, küçük iyiliklerin ve kendini sevmenin nasıl bir bahara dönüştüğünü anlatan samimi bir hikâye.
Liyakat yok diye şikayet ediyoruz… Ama haksızlık karşısında sustuğumuz her an, biz de onu öldürüyoruz. Sorun sadece sistem değil. İnsan, kendi korkuları yüzünden gerçeğe sırtını döndüğünde başlıyor çürüme. Aynaya bak: Doğruyu mu savunuyorsun, yoksa sadece doğru görünmeye mi çalışıyorsun?
Sayfa 20 / 23
