YazYorum
Deneme25 Nis 2026

Sorun sistem değil, sensin

Liyakat yok diye şikayet ediyoruz… Ama haksızlık karşısında sustuğumuz her an, biz de onu öldürüyoruz. Sorun sadece sistem değil. İnsan, kendi korkuları yüzünden gerçeğe sırtını döndüğünde başlıyor çürüme. Aynaya bak: Doğruyu mu savunuyorsun, yoksa sadece doğru görünmeye mi çalışıyorsun?

Ömer Öztürk|25 Nisan 2026|1 dk okuma
130 görüntülenme|2 yorum

SORUN SİSTEM DEĞİL… SENSİN Hep aynı cümle: “Bu ülkede liyakat yok. Doğru. Ama eksik. Çünkü kimse şunu söylemiyor: Liyakati öldüren sadece “yukarıdakiler” değil…Aşağıdakiler de her gün biraz biraz boğuyor onu.

Sen mesela…

Haksızlık gördüğünde sustun. “Bana dokunmayan yılan…” dedin. İşi hak etmeyen birine ses çıkarmadın.

Sonra ne yaptın?

Aynı masada oturup güldün. İşte o an liyakat ölmedi… Sen sattın onu. Kendine dürüst ol: Gerçekten güçlü olduğun için mi sessizsin, yoksa korktuğun için mi? Çünkü insan en çok kendine yalan söyler. “Zamanı değil” dersin, “Ben ne yapabilirim ki?” dersin, “Böyle gelmiş böyle gider” dersin… Bunların hepsi birer savunma. Gerçeği örtmek için.

Gerçek şu:

Sen de bu düzenin bir parçasısın. Kimseyi kandırma. Riyakârlık sadece başkalarında değil. Birazı sende, birazı bende, birazı hepimizde. Ve kabul etmesi zor olan şu: İnsan bazen güçlü olduğu için değil… rahatını bozmak istemediği için susar. O yüzden mesele sistem değil. Mesele şu: Aynaya baktığında gördüğün insan, gerçekten doğruyu mu savunuyor… yoksa sadece doğru görünmeye mi çalışıyor?

Cevap can yakar.

Ama değişim de tam orada başlar.

Tartışma

Yorumlar

2 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Devam et

Benzer yazılar

Deneme24 Ağu 2026

İçselleştirilmiş Çelişki

Zonguldak’taki çıplak nefret ile Ergani’deki o yaralı vicdan refakati, birbirine zıt iki ayrı kutup değil, aynı çarkın dişlileridir. Biri sistemin fiziksel ve dışlayıcı şiddetini kuşanırken, diğeri aynı sistemin mağdurlaştırdığı topluma "kusursuz olma" yükümlülüğü dayatan o ağır ruhsal prangadır.

Hatice Özhan·3 dk·0·81
Deneme23 Ağu 2026

Hayali bir sınıf yaratmak

Vesayetçi akıl sürekli şu kalıplaşmış formüle başvurur: Halkın kendi başına bilinçli bir talepte bulunamayacağı, arkasında mutlaka çıkar odaklarının (ağalar, şeyhler, burjuvalar ya da dış güçler) yer aldığı ve kitlelerin sürekli kandırıldığı varsayılır.

Hatice Özhan·4 dk·0·167