BEN SEVMEYİ NE BİLİRDİM
Eskiden aşklar uzaktan ve yürekten olurdu. bu şiirde böyle bir aşkı anlatıyor..
Keşif
Eskiden aşklar uzaktan ve yürekten olurdu. bu şiirde böyle bir aşkı anlatıyor..
Göklerden selam yolluyor melekler Işıklara doğru uzanan yıldızlar gibi Sonsuzluğun nefesi sinmiş göklerin kalbine
İnsan sadece yaşamak için değil; anlam bulmak, sevebilmek, umut edebilmek ve kendini kaybetmeden var olabilmek için yaşar. Hayat boyunca kırılır, yorulur ve bazen kendine yabancılaşır ama her kırılış onu daha derin, daha anlayışlı birine dönüştürür. Asıl önemli olan; herkes değişirken özünü korumak, vazgeçmemek ve yeniden denemeye cesaret edebilmektir. Çünkü insan, ne kadar kaybolsa da bir gün kendini yeniden bulabileceğine inanarak yaşamaya devam eder.
Kişilerarası Çatışma Çözümü Üzerine Bir Çalışma
Liyakat yok diye şikayet ediyoruz… Ama haksızlık karşısında sustuğumuz her an, biz de onu öldürüyoruz. Sorun sadece sistem değil. İnsan, kendi korkuları yüzünden gerçeğe sırtını döndüğünde başlıyor çürüme. Aynaya bak: Doğruyu mu savunuyorsun, yoksa sadece doğru görünmeye mi çalışıyorsun?
“Gitmeyeceğim. Gitsem de kalıyorum ki zaten seninle.” cümlesinin ruhunu yansıtır. Gitmek ile kalmak arasındaki psikolojik çatışmayı, duygusal bağlılığın görünmez ipliğiyle anlatır. İnsan bazen gider, ama kalbi hep orada kalır.
Sevdiğinin şehrine iz bırakmadan gelen bir kalbin, rüzgârda hissedilmeyi uman sessiz varlığı… Maviyle yeşilin ayrıldığı yerde, hasretini seren bir ruhun “Ben sende hangi izim?” diye sorduğu derin bir aşk ve özlem hikâyesi.
Sayfa 75 / 90
