Kursak
Yoksullukla büyüyen Veysel’in güvercin sevgisi, geçmişte yaptığı hatalar ve vicdanıyla yüzleşmesiyle derin bir iç hesaplaşmaya dönüşür.

Keşif
Yoksullukla büyüyen Veysel’in güvercin sevgisi, geçmişte yaptığı hatalar ve vicdanıyla yüzleşmesiyle derin bir iç hesaplaşmaya dönüşür.

İnsan ruhunun kırgınlık, yalnızlık, kimlik arayışı ve umut arasında verdiği görünmez mücadeleyi anlatan derin bir içsel metin.

Gelip geçti dakikalar, saatler, Gelip geçti günler, aylar, seneler. Bir anda hatıralar Maziye döndü, yok oldular.

Yıldız tozlarının arasında, eski arşiv dosyalarının içinde dolaşıyorum. Gözlerim aramaktan yorulmuştu. Tam o sırada burnuma yabancı bir koku geldi.




“Benden sonra nasılsın? Tuzsuz yemek, şekersiz kahve gibi… Ne kadar acı koysam da, ne kadar şeker atsam da, tadım hiç geri gelmedi…

Gök henüz tam kararmamıştı; Tanrı Dağları’nın ardından son ışık çekiliyordu. Ben, demir kokusunu bilen bir alp; sen, obanın en güzel kızı… Ve sana şöyle seslenirdim:

Sayfa 27 / 34
