Ay Işığını Bekleyen Gemi
Ay ışığı düşmese de usulca bekler bazı gemiler, Çünkü her yol haritayla değil, umutla çizilir. En karanlık denizlerde bile insan dağılmadan öğrenir; Bazı kavuşmalar varmakla değil, beklemekle gelir.

Keşif
Ay ışığı düşmese de usulca bekler bazı gemiler, Çünkü her yol haritayla değil, umutla çizilir. En karanlık denizlerde bile insan dağılmadan öğrenir; Bazı kavuşmalar varmakla değil, beklemekle gelir.


Şimdi sor kendine, sen hangisisin? Hayatı şekillendiren mi, yoksa hayatın şekillendirdiği mi?

bır kadın aynada kendisiyle yüzleşir ve gördüğü kişinin aslında içindeki yorgun, bastırılmış hali olduğunu fark eder. Babasının öğrettiği ama nasıl yapılacağını hiç açıklamadığı “güçlü olma” baskısı, onun içinde sürekli konuşan bir iç sese dönüşmüştür.

Tavsiye istemek akıllılıktır, ama doğru kişiden almak bilgeliktir. Bu deneme, samimi bir dille bilgelik, farkındalık ve içsel rehberlik üzerine düşünmeye davet ediyor.


Sevmenin insanı iyileştirmek yerine nasıl yavaşça kendinden uzaklaştırdığını anlatan bir iç döküş. Güvenin kırıldığı, affetmenin yorulduğu bir ilişkide; kadın hem sevdiği adama hem de kaybettiği kendisine yas tutuyor. bazı ayrılıklar iki insan arasında değil, insanın kendi ruhuyla arasında yaşanır

Giden dönmez belki, yol yine de susmayı bilmez. Köprüler biraz umut, biraz vedayla dimdik bekler. Sokak ışıkları yanar; belki biri gelmez ama İnsan en çok, beklerken kendi kalbine geri döner.

Bir kapı olmalı insana, içeri girince kalbi yavaşlayan, Gecenin gürültüsünü susturup ruhuna serinlik bağışlayan. Dışarıda ne kadar eksilirse eksilsin, içinde yeniden çoğalmalı; Çünkü insan bazen sadece ait hissettiği yerde hayata inanı
Sayfa 14 / 17
