YazYorum
Deneme19 Haz 2026

Yapabilseydim

"Dönebilseydim eğer, o günkü sizleri yaşatmak için bugünkü beni öldürmeyi göze alamazdım. Yapamazdım."

Kaiser|19 Haziran 2026|1 dk okuma
191 görüntülenme|0 yorum

Yapabilseydim eğer, dönebilseydim o güne...

Kırar mıydım kolumu kanadımı? Öyle bakıp da hiç bakmamış gibi yapar mıydım? Kor ateşten lokmayı neden hep ben yutuyorum diye sövmez miydim kadere? Çatlatır mıydım gözlerimin ferini?

İnsanları kurtarmak için kendimi feda eder miydim mesela? Onlar yüzeye çıkabilsin diye ben denizin en dibine batar mıydım? Bırakın merdivenleri, asansörleri... Ben, dönebilseydim o gecelere, camlardan, pencerelerden atardım kendimi aşağı.

Dönebilseydim eğer, o günkü sizleri yaşatmak için bugünkü beni öldürmeyi göze alamazdım. Yapamazdım.

Yarına dair ne varsa, kendi ellerimle ampute bırakamazdım.

Peki kaburgalarımı kıran, burnumun direğini sızlatan o acı neydi?

Bir daha asla dönemeyeceğim gecelerin yasını tutmak mı? Yoksa sizin durmadan kendi mezarınızı kazıp küreği her seferinde benim elime vermeniz mi?

Yapabilseydim eğer... Dönebilseydim...

Ama yapamazsın işte. Geçmişe dönemezsin.

Ve dönemediğin her gün, her karar, her suskunluk, iliklerine işleyen kara bir lekeye dönüşür.

Sonra anlarsın; bazı yaralar kapanmaz, sadece insanın içinde yaşamayı öğrenir.

Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar

Deneme24 Ağu 2026

İçselleştirilmiş Çelişki

Zonguldak’taki çıplak nefret ile Ergani’deki o yaralı vicdan refakati, birbirine zıt iki ayrı kutup değil, aynı çarkın dişlileridir. Biri sistemin fiziksel ve dışlayıcı şiddetini kuşanırken, diğeri aynı sistemin mağdurlaştırdığı topluma "kusursuz olma" yükümlülüğü dayatan o ağır ruhsal prangadır.

Hatice Özhan·3 dk·0·81
Deneme23 Ağu 2026

Hayali bir sınıf yaratmak

Vesayetçi akıl sürekli şu kalıplaşmış formüle başvurur: Halkın kendi başına bilinçli bir talepte bulunamayacağı, arkasında mutlaka çıkar odaklarının (ağalar, şeyhler, burjuvalar ya da dış güçler) yer aldığı ve kitlelerin sürekli kandırıldığı varsayılır.

Hatice Özhan·4 dk·0·167