YazYorum
Deneme4 Tem 2026

Wei Kıyılarından Dönmeyen Çeri

Wei kıyısında sustu adım, rüzgâr söyledi yerime; Kırk yürekten eksildim, kırk çağ eklendi ömrüme. Bir genç bir gün bir mısrada bulursa beni bilsin: Bazıları dönmez; vatan dönebilsin diye.

Can BAĞCI|4 Temmuz 2026|2 dk okuma
293 görüntülenme|4 yorum

Kürşad’ın bir çerisi olsaydım, dönmezdim Wei kıyılarından. İnsan bazen yaşayamadığı bir ömrün özlemini çeker. Benim özlemim ne bir tahta ne de bir zafere. Ben, kırk yiğidin arasındaki adsız bir nefer olmayı isterdim. Adı destanlara geçmeyen ama son nefesine kadar yeminini taşıyan bir çeri… Çünkü bazı insanlar yaşadıkları kadar değil, dönmedikleri yollar kadar hatırlanır.

Wei kıyılarında son kez göğe bakarken korkuyu değil, ardımızda bırakacağımız sesi düşünürdüm. Bir gün biri duyar mı diye… Rüzgâr, kılıçlarımızın pasını değil, sözümüzün ağırlığını taşır mı diye… Belki bedenimiz toprağa düşerdi; ama yeminimiz bozkırın rüzgârına karışır, çağlar boyunca dolaşırdı. Sonra bir gece, Nihal Atsız atamın rüyasına girseydim… Kırk çerinin arasında yüzü seçilmeyen biri olsaydım. Ne adımı söyleseydi ne de beni öne çıkarsaydı. Yalnızca bir dizede omzuma dokunsaydı. Bir mısrada nefes alsaydım. Bir kelimenin içinde yeniden ata binsaydım. Bana bundan büyük bir ömür gerekmezdi.

Yıllar sonra bir genç açsaydı o kitabı… Toz kokan sayfaların arasında bana rastlasaydı. Adımı ezberlemesini istemezdim. Yalnızca yüreğinde ince bir sızı bıraksaydım yeterdi. “Demek ki bazı insanlar dönmemek için çıkarmış yola…” deseydi. İşte o vakit Wei kıyılarında yarım kalan nefesim, onun göğsünde yeniden tamamlanırdı.

Belki hiçbir çağ, kırk çerinin yürüdüğü yolu yeniden görmeyecek. Belki hiçbir nehir o geceki kadar sessiz akmayacak. Ama biliyorum; bir milletin hafızasında bazı insanlar ölmez. Onlar, bir mısranın gölgesinde bekler. Bir rüyanın içinde at sürer. Bir gencin kalbine dokunacağı günü sabırla bekler.

Ben de orada olmayı isterdim.

Kürşad’ın bir çerisi olarak…

Sonsuza kadar Wei kıyılarından dönmeyenlerden biri.

Tartışma

Yorumlar

4 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Devam et

Benzer yazılar

Deneme24 Ağu 2026

İçselleştirilmiş Çelişki

Zonguldak’taki çıplak nefret ile Ergani’deki o yaralı vicdan refakati, birbirine zıt iki ayrı kutup değil, aynı çarkın dişlileridir. Biri sistemin fiziksel ve dışlayıcı şiddetini kuşanırken, diğeri aynı sistemin mağdurlaştırdığı topluma "kusursuz olma" yükümlülüğü dayatan o ağır ruhsal prangadır.

Hatice Özhan·3 dk·0·81
Deneme23 Ağu 2026

Hayali bir sınıf yaratmak

Vesayetçi akıl sürekli şu kalıplaşmış formüle başvurur: Halkın kendi başına bilinçli bir talepte bulunamayacağı, arkasında mutlaka çıkar odaklarının (ağalar, şeyhler, burjuvalar ya da dış güçler) yer aldığı ve kitlelerin sürekli kandırıldığı varsayılır.

Hatice Özhan·4 dk·0·167