YazYorum
Deneme17 Ağu 2026

İKİLEM

Yazmak ruhumun yegâne ilacı. Kopamıyorum.

Eda Gizem Arslan|17 Ağustos 2026|1 dk okuma
136 görüntülenme|2 yorum

Beynimi tek bir konuya odaklayamıyorum. Bekliyorum bir konunun gelmesini sonra başka bir konu geliyor. Diğerinin yerini alıyor. Deniyorum odaklanmayı ama sözler yetersiz kalıyor. Beyin süzgecim öyle zorlanıyor ki… Yaklaştığım anlamlara fazlasıyla uzak kalıyorum. Gördüğüm renkleri gökkuşağı tamamlamıyor. Beklediğim ilhamı süzgeç kaldırmıyor. Ne yaptığımı bilmeden sadece yazıyorum çoğu zaman. Çünkü ancak öyle rahatlıyorum. Yazmak ruhumun yegâne ilacı. Kopamıyorum.

Yazdıkça hafifleyip sonra tekrar yükleniyor dertler. Gündüzler sanki daha aydınlık yazdıkça. Yazdıkça nefes alıyorum. Buldukça kaybediyorum anlamları. Hayal ettiğim cümleleri sığdıramıyorum kâğıda. Her düşüncem işlemci kartımdan büyük. Her cümle ekran kartımı külüstüre çıkaracak gibi. Her paragraf elektrik sızıntısı. Her his sona bir adım daha yaklaşmak.

Tartışma

Yorumlar

2 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Devam et

Benzer yazılar

Deneme24 Ağu 2026

İçselleştirilmiş Çelişki

Zonguldak’taki çıplak nefret ile Ergani’deki o yaralı vicdan refakati, birbirine zıt iki ayrı kutup değil, aynı çarkın dişlileridir. Biri sistemin fiziksel ve dışlayıcı şiddetini kuşanırken, diğeri aynı sistemin mağdurlaştırdığı topluma "kusursuz olma" yükümlülüğü dayatan o ağır ruhsal prangadır.

Hatice Özhan·3 dk·0·81
Deneme23 Ağu 2026

Hayali bir sınıf yaratmak

Vesayetçi akıl sürekli şu kalıplaşmış formüle başvurur: Halkın kendi başına bilinçli bir talepte bulunamayacağı, arkasında mutlaka çıkar odaklarının (ağalar, şeyhler, burjuvalar ya da dış güçler) yer aldığı ve kitlelerin sürekli kandırıldığı varsayılır.

Hatice Özhan·4 dk·0·167