YazYorum
Deneme19 Tem 2026

İhtimaller Çatısı

Aybike Kazak|19 Temmuz 2026|1 dk okuma
145 görüntülenme|0 yorum

Aile...

Ne büyük anlamı var. İçinde ne büyük ihtimaller barındırıyor. İyisiyle kötüsüyle, şansıyla, talihsizliğiyle.

İnsanın ailesiyle aile olmayı başarabilmek için savaşmalı; onlara adaletli, hakkaniyetli ve gerçekleri görmeleri için savaştığı yer olmamalı. En önemlisi de hayatta kalma mücadelesi ile karşı karşıya olmamalı. Aile güven, dayanak, sonsuz güvenli alan olmalı... insanın ruhunu üşüten fırtınalarda sığınabileceği ilk ve son liman olmalı.

Ne yazık ki bazen en çok yaramızı saran yer olması gereken o çatı, en çok yara aldığımız cepheye dönüşebiliyor. İnsan, dışarıdaki koca dünyaya karşı kuşanması gereken zırhları, kendi evinin eşiğinden girerken de giymek zorunda kalmamalı. Kelimeleri seçerken adalet terazisini tek başına tutmaya çalışmak, sevdiklerine gerçekleri kanıtlamak için bir ömür tüketmek, bağları değil sadece insanı yıpratıyor.

Oysa aile dediğin, gardını tamamen indirdiğin, yenilsen bile sadece "sen" olduğun için kucaklanacağını bildiğin o eşsiz yerdir. Kusurlarıyla, eksikleriyle sarabilmeli insanı. Ancak bu kabul, kötülüğe körü körüne bir yandaşlık da olmamalı. Suça ortak olup "Ben evladımı her hâliyle kabul ediyorum" demek, aile olmak değil; yanlışı beslemektir. Gerçek aile, doğru sınırları çizerken bile şefkatini esirgemeyendir.

Hayat zaten başlı başına yorucu bir koşturmaca ve dışarıda verilmesi gereken binbir çeşit mücadele varken, insan eve döndüğünde dinlenebilmeli; yeniden savaşmak zorunda kalmamalı. Çünkü sığınağında bile savaşan bir ruh, günün sonunda nereye ait olacağını bilemez.

Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar

Deneme24 Ağu 2026

İçselleştirilmiş Çelişki

Zonguldak’taki çıplak nefret ile Ergani’deki o yaralı vicdan refakati, birbirine zıt iki ayrı kutup değil, aynı çarkın dişlileridir. Biri sistemin fiziksel ve dışlayıcı şiddetini kuşanırken, diğeri aynı sistemin mağdurlaştırdığı topluma "kusursuz olma" yükümlülüğü dayatan o ağır ruhsal prangadır.

Hatice Özhan·3 dk·0·81
Deneme23 Ağu 2026

Hayali bir sınıf yaratmak

Vesayetçi akıl sürekli şu kalıplaşmış formüle başvurur: Halkın kendi başına bilinçli bir talepte bulunamayacağı, arkasında mutlaka çıkar odaklarının (ağalar, şeyhler, burjuvalar ya da dış güçler) yer aldığı ve kitlelerin sürekli kandırıldığı varsayılır.

Hatice Özhan·4 dk·0·167