YazYorum
Deneme17 Tem 2026

CATİSTANBUL

miyav miyav arkadaşlar, dünya size çok güzel

Selin Gezeroglu|17 Temmuz 2026|1 dk okuma
229 görüntülenme|0 yorum

Son zamanlarda, mahalle aralarında halkın kediler için verdiği emekleri taktir etmiyor değilim.

Bu sevimli dostlarımız için, maddi manevi emek sarf ediyorlar. Onlar için harcanan mesailere yakinen şahit oluyoruz.

Bu arkadaşları ben de çok seviyorum, onlarla muhabbet ediyorum, besliyorum, seviyorum, onlar da beni sabahları evden çıkarken yolcu ediyorlar, günaydın diyorlar.

Bizim apartman da bir tane İbo muz var, diğer adı ile çinakop, mahallenin efesi, apartmanın önünden geçen alman kurtuna dahi kafa tutuyor, merdivende uzanmışsa üzerinden atlayın rahatsız etmeyin lütfen. Kendisi ile tek sorunumuz, sabaha karşı 4 5 gibi miyavlayarak bizleri uyandırması. Birde uygunsuz yerlere bıraktığı idrar kokusu. 

Evet bu arkadaşlarımızı çok seviyorum, ama her taraftaki toplu konutlarından yayılan kokulardan da biraz rahatsızım. Boş bulunan her yerde kedi toplu konut merkezleri kuruluyor. Şikayet edenler hain olarak adlandırılıyor, mahallede istenmeyen kişi oluyor. Hatta bu dostlara yanlışlıkla pişt diyenler tehdit ediliyorlar.

Mahallede, apartman içinde, komşular arasında kavga sebebi oluyorlar. 

Kedilerimiz, gittiğimiz bir çok lokantalarda, pastanelerde, hastane acillerinde, konser salonlarında bizlerden önce yer alıyorlar. Hatta zaman zaman sahnede en önden yer tutup protokolün bile önünden izliyorlar.

Bu arkadaşlara fareleri sorduğumuzda da, mahalleden arkadaşımız diyorlar. onlarla abi kardeş olarak yaşamayı benimsemiş durumdalar.

Yemek bulmak gibi bir dertleri olmadığından tek sorunları çiftleşmek olan bu dostlarımız ile kavgasız yaşamanın bir yolu yok mu dur?

Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar

Deneme24 Ağu 2026

İçselleştirilmiş Çelişki

Zonguldak’taki çıplak nefret ile Ergani’deki o yaralı vicdan refakati, birbirine zıt iki ayrı kutup değil, aynı çarkın dişlileridir. Biri sistemin fiziksel ve dışlayıcı şiddetini kuşanırken, diğeri aynı sistemin mağdurlaştırdığı topluma "kusursuz olma" yükümlülüğü dayatan o ağır ruhsal prangadır.

Hatice Özhan·3 dk·0·81
Deneme23 Ağu 2026

Hayali bir sınıf yaratmak

Vesayetçi akıl sürekli şu kalıplaşmış formüle başvurur: Halkın kendi başına bilinçli bir talepte bulunamayacağı, arkasında mutlaka çıkar odaklarının (ağalar, şeyhler, burjuvalar ya da dış güçler) yer aldığı ve kitlelerin sürekli kandırıldığı varsayılır.

Hatice Özhan·4 dk·0·167