Bir Şehrin Hafızası Olur mu?
İnsan doğduğu topraklardan mutlaka bir iz taşır. İstese de istemese de o şehir, çocukluğunun en güzel anılarına da en ağır kırgınlıklarına da tanıklık eder.

Keşif
İnsan doğduğu topraklardan mutlaka bir iz taşır. İstese de istemese de o şehir, çocukluğunun en güzel anılarına da en ağır kırgınlıklarına da tanıklık eder.


Cama vuran yağmur damlalarını izlemek, bir fincan kahveden çıkan dumanın süzülüşünü seyretmek veya rüzgârda sallanan bir ağaç yaprağına takılıp kalmak… O an, geleceğe dair hiçbir plan veya geçmişe dair hiçbir pişmanlık yoktur.

Bu ev artık sadece dört duvar ve bir çatı değil, zamanın durduğu, anıların ise can bulduğu bir müze gibidir.

Bir kadının eski aşkını anmasını; pişmanlıklarını ve öfkesini gelecek umudundan vazgeçmek adına kabullenmesini ve vazgeçişini anlatır.
İnsan benliğinin bir aynaya dönüştüğü; geçmişin ağır anılarıyla paramparça olan bu yansımanın, sabırla ve ustalıkla yeniden bütünlenme hikayesi.

Anemoia duygusunun ardında yatan nedenleri, modern hayatın yarattıkları çerçevesinde analiz ediyor.
Geçmişin izleri, unutulamayan anılar ve yarım kalmış duygular hatırlanır; duyulmak isteyen bir iç sesle yüzleşme anlatılır.
