YazYorum
Deneme31 May 2026

Yaratmak Üzerine Düşünceler-2

Bilinçli ya da bilinçsiz olarak Şirk'in kurumsallaştırılma çabaları.

Sefer Eroğlu|31 Mayıs 2026|4 dk okuma
126 görüntülenme|0 yorum

Dünyada, ülkemizde ve coğrafyalarımızda her telden insan var. Müslümanı var, Hristiyanı var, Yahudisi var, Putperesti var, Ateisti var, Deisti var, Satanisti var...dinlisi var, dinsizi var.

Bu yazıyı kaleme alan kişi olarak ben Müslümanım ve hedef aldığım kitle de tamamen benim gibi müslüman olanlardır. Müslüman olmayan herkese saygı duyuyorum. İsteyen, istediği şekilde dinini, inancını, inançsızlığını istediği gibi yaşamakta özgürdür. Ama biz müslümanlarda ise çok büyük ve önü alınamaz yozlaşma gördüğüm için bazı fikirlerimi dile getirmek ihtiyacı duyuyorum.

Eğer sen, iyi de ben müslüman değilim ki arkadaşım, senin gibi olmak zorunda mıyım ben? Dediğin zaman, tabiki değilsin kardeşim. Sen bu yazdıklarımı kaale alma zaten. Neye inanıyorsan öyle ya da inançsızsan da bildiğin gibi yaşa.

Heee gün olur imana gelirsen, o zaman senin adına sevinç duyarız, o da başka.

Laf kalabalığını bırakıp sadede gelecek olursak, ilk yazımda bahsettiğim gibi konuşmalarımızda " Yaratmak" kelimesini kullanılması gerektiğinin dışında kullanmak çok büyük bir fitne olmuş durumda. Öyle ki kendisini medeni, okumuş, kültürlü göstermek isteyen hemen herkes bu kelimeyi ötesine berisine bakmadan umursamasızca kullanıp toplum içerisinde çok büyük saygınlıklar kazanma peşinde koşuyorlar gibi bir durum hayat bulmuş durumda.

Ve olay bireysel bazdan çıkıp kurumsal bir hüviyet kazanarak iyice raydan çıkma gibi bir duruma ulaştı ne yazıkki.

Ne demek istiyorum?

Üniversite ve bazı eğitim kurumlarında " Yaratıcı ....", kültürel sektör ve sahalarda " Yaratıcı ....", bazı meslek grupları ve sahalarında "Yaratıcı ...." gibi boşluk olan kısımlara fiiliyatların isimleri getirilerek yapılan işe, verilen eğitime ya da hedeflenen sonuçlara bambaşka bir hava, bambaşka bir coşku ve bambaşka bir aksiyon kazandırılmaya çalışılıyor aksiyon sahipleri tarafından.

Bir şeyin başına " Yaratıcı" ya da "Yaratıcılık" kelimesi konulduğu zaman çok havalı mı oluyor o yapılan iş? Daha çok ilgi mi kazanıyor o zaman? Çok daha büyük bir ivme ya da başarı mı elde ediliyor acaba?

Hayır, alakası bile yok!

Üretmek, icat etmek, bulmak...vb bir çok kelime " Üretici, icat edici, bulucu, ortaya çıkartıcı, buluş yapıcı" gibi ve " Üreticilik" gibi değişik değişik yazım ve söylemlerde bulunularak elde edilebilecek sonuçlardan bambaşka bir sonuç mu elde ediliyor ya da edilecek ki çok büyük bir takıntı halinde "Yaratmak, Yaratıcı ve Yaratıcılık" kelimeleri kullanılıyor çok geniş bir kesim tarafından?

Özellikle eğitim kurumlarında yeni yeni yetiştirilen taptaze çocuklarımıza bu takıntılı " Yaratıcılık" eylemi başlığı altında bir sürü aksiyon sahaları açılarak yeni nesil farkında olunarak ya da olunmadan çok ama çok büyük bir tehlikenin içerisine biz yetişkin bireyler eliyle itinayla bırakılıyor.

Yapmayın ALLAH aşkına!

"Yaratıcı" nedir, "Yaratıcılık" nedir?

Bir şeyi yoktan var etmek olan "Yaratmak" kelimesinden " Yaratıcı " ve "Yaratıcılık" kelimelerini türeterek bireysel bazda ya da kurumsal çatılar altında müslüman diye bildiğimiz insanlarımızın evlatlarının imanlarını karartıp yok etme çabasına bilinçli ya da bilinçsiz olarak aleni bir şekilde üşüşmek çok büyük bir zulümdür.

Diyelim ki biz bugünkü bu fitnenin ucundan bir şekilde dönüp özümüze kavuştuk, bahsettiğim çabalarla imanları çalınan yavrularımız yanlıştan, hatadan ya da keskin virajdan dönebilme imkanını bulamayacaklar.

Yaratıcı ya da Yaratıcılık ne demek?

Benim bildiğim yaratıcı tektir ve de o da sadece ama sadece ALLAH'tır.

Yani kainatta ALLAH'tan başka bir Yaratıcı yoktur.

Bunun böyle olduğunu hepimiz biliyorken fiiliyatın başına "Yaratıcı" kelimesi konularak ne amaçlanıyor?

Yeryüzünde ALLAH'a YARATICILIK noktasında sayısız ortak ( Haşa!) mı üretilmeye çalışılıyor?

Yaratıcılık nedir?

Meslek midir bu, nedir?

Bir insana Yaratıcılık dersi nasıl verilir?

ALLAH'ın yaratma eylemine ortak mısın ki ( Haşa!) diğer insanlara Yaratıcılık kabiliyeti kazandırmaya çalışıyorsun?

Hangi şeyi yarattın sen?

Sivrisineğin kanadını dahi yaratamazken nasıl olur da Yaratabilen bir varlıkmışsın gibi olmayan kabiliyetin varmış gibi davranabiliyorsun? Ve çok daha kötüsü " Ejderhasını eğiten çocuk" misali bir çok kalbi eline alıp içerisindeki imanları uçurumlardan aşağılara atmaya çalışıyorsun?

Kimse alınmasın, darılmasın ama çok kötü bir yoldayız!

Bireylerin hızını beğenmeyen bazı kurumsallar ipin ucunu kendi ellerine alıp çok daha büyük mesafeleri kat edebilmek adına büyük bir çaba içerisine girmiş gibi görüntü sergiliyorlar.

İnanmıyorsundur ya da müslüman değilsindir, ona bir şey diyemem. Ama yüzde doksan dokuzu müslüman olan bir ülkede böylesi feceat bir durumun hayat bulmuş olması en iyi ihtimalle çok büyük bir cahilliğin sonuç bulmuş halidir. Ondan ötesi büyük bir yozlaşmak daha da ilerisi uçurumdan aşağıya tepetaklak düşmek demektir.

Uyarıyorum, ŞİRK, çok büyük bir günahtır ve asla ama asla affı da yoktur!

Bu dünyada bir saniye sonramız bile garanti değilken böylesi çok büyük bir tehlike mevzusunda tek yapılması gereken ufacık dikkat ve hassasiyettir.

İman bir kere kalpten giderse ( ALLAH korusun! Amin!) o kalbe bir daha hiç uğramayabilir.

Dünyanın sonuna geldik.

Kendimize ve diğer insanlara kıymayalım.

Burası sonlu, öbür taraf sonsuz...

Saygılarımla

Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar

Deneme24 Haz 2026

Ağır Gelen

"​Öfkenin ve kinin tamamen sebepsiz olmadığı, aslında bu duyguların çoğu zaman insanın kendisini koruma biçimi olduğu unutulmamalı."

Aybike Kazak·2 dk·4·57