YazYorum
Deneme30 May 2026

Yaratmak Üzerine Düşünceler-1

Yaratmak sadece ALLAH'a mahsustur!

Sefer Eroğlu|30 Mayıs 2026|3 dk okuma
109 görüntülenme|2 yorum

Binlerce yıl önce bazı kavimlerin liderleri ( ki en bilinirleri olarak Firavun ve Nemrut'u örnek olarak verebiliriz ) dolaylı olarak değil, metafor ya da konuşma sanatının değişik değişik imkanlarını kullanarak değil direkt olarak, aleni olarak ve tamamen kasıtlı olarak TANRILIK iddiasında bulunarak ALLAH (c.c)'a meydan okumuşlar ve ALLAH'ın göndermiş olduğu Peygamberlerin peşine düşerek hem Peygamberleri hem de o Peygambere iman eden ümmetlerini öldürmek istemişler.

Ve hiç beklemedikleri bir anda yani kendilerini en güçlü hissettikleri anlarda ALLAH'ın müdahaleleri ile feci şekillerde hayatlarını kaybetmişler.

Firavun, bu konuda tüm insanlığa örnek olsun diye müzenin birinde günümüzde de sergilenmeye devam etmektedir.

Kuran'ı Kerim bu konuları anlattıktan sonra sık sık şunu söyler:

" Yaratmak da, emretmek de ALLAH'a mahsustur."

Ama biz insanlar özellikle doksanlı yılların sonundan başlayarak "Yaratmak " kelimesini öyle bir kullanmaya başladık ki Yaratmak, sadece ALLAH'a mahsus bir kelime olmaktan çıktı sanki insanlar da yaratabiliyorlarmış ( Haşa!) gibi absürt bir durumun, ortamın içerisine sürüklendik resmen.

Doksanlı yılların sonlarından ikibinli yılların başlangıç aşamalarında özellikle akademik çevrelerde kullanılmaya başlanan bu kelime pik aşamasına ulaştığı andan sonra ( spor spikerlerinin sıklıkla kullanmaya başlaması, haber sunucularının bu kelimeyi ağızlarında kullanımını sıklaştırdıkları ve belli bir zaman sonra tüm tartışma programlarının kullanılan en popüler kelimesi olması gibi) bu kelime tüm küreye öyle bir hakimiyet kurdu ki köydeki Sarı Çizmeli Mehmet ağasından, okullardaki muallim ve öğrencilerine, sokaktaki insanından, sabah birlikte kahvaltı yaptığın aile fertlerine kadar herkesin dilinde artık bu kelime fütursuzca kullanılmaya başladı.

Aman ALLAH'ım nasıl bir ortama düştük böyle diye hayıflanırken bu konudaki acziyetimi "Yaratmak " kelimesini sadece ALLAH için kullanmaya başlayarak gidermeye çalıştım ve halen daha o disiplin ışığı altında yolumu aydınlatmaya çalışıyorum.

Yeterli mi?

Değil!

Herkes öcü görmüş korkak gibi bu konuyu hiç dile getirmek istemiyor ve bu konuda hassas olduğunu düşündüğüm bazı tanınmış kişilerin de an geliyor bu kelimeyi bağlamı dışında kullanmaktan çekinmediklerine şahit olarak, şaşırıyorum.

Ben neyi savunuyorum?

Yaratmak, sadece ama sadece ALLAH için kullanılır ve başka bir varlık için asla ama asla kullanılamaz.

Savunduğum budur!

Metafor olsun konuşma ve yazma sanatının hangi alternatifi, imkanı, patikası gibi hangi kanalı olursa olsun ALLAHU TEALA dışında bu kelime asla ama asla kullanılamaz.

Cehalet, dil alışkanlığı...gibi hafifletici sebepler biz insanları kurtarır belki ama " Sen kimsin lan! Sen benim özgürlüğüme karışamazsın. Ben istediğim kelimeyi istediğim gibi kullanırım. Sana mı soracağım?" Gibi abes ve inat tavırlara girip o şekilde bu kelime kasıtlı ve kasti olarak kullanılırsa o zaman şeriksiz olarak ŞİRK cürümü işlenmiş olur ve o andan sonra da sonsuza kadar kalmak şartıyla CEHENNEM yoluna girilmiş olur.

Yani açık ve seçik olarak ŞİRK koşulma durumu söz konusu olur.

ALLAHU TEALA da ŞİRK i asla ama asla affetmeyeceğini kitabında sıklıkla vurgulamış.

Yani son derece hassas ve son derece de tehlikeli bir durum bu aslında.

Etrafımızda ki hemen herkes korkmadan ve özgürce bu kelimeyi uluorta, bağlam mağlam dinlemeden, kendisi ve kendileri için kullanıyor diye sanki tabiatın en doğal şeyi icra ediliyormuş gibi bir durum yok.

Geçmiş devirlerde baştaki insan sapıtırdı ve resmen Tanrılık iddiasında bulunup, tebaasını kendisine tapmayı emrederdi. Tebaasınında hemen hemen tamamı sapığa tapar ve sonrasında da büyük bir bela gelip o topluluk topluca yok edilirdi.

Günümüzde ise ALLAH a direkt meydan okuyan ve kendilerini TANRI olarak gören ama henüz hiç kimseye kendilerine tapılması emrini vermemiş sapıklar mevcut ( Bill GATES ve benzerleri ve onların arkasında perde arkası aileler) o emri verecek olanın ( DECCAL) gelmesi için vasatın hazırlanmasını sağlamaya çalışıyorlar.

Aynı zamanda hazırlamaya çalıştıkları vasatın içinde de farkında olarak ya da olmayarak " Yaratmak " kelimesini gerçek anlamı, kullanım yeri ve sınırı dışında uzun zamanlar boyudur fütursuzca kullanan insanlarla birlikte bu kelimenin hassasiyetine sadık olmaya çalışan insanlar var.

Özgürlük, her şeyi yapabilmek ve konuşabilmek demek değildir.

Özgürlük, önce seni Yaratan'a, sonra kendine, sonra diğer insanlara ve tüm yaratılmışlara saygı duymak demektir.

Bu dünyaya gelmeden önce bizi yaratan ALLAH' a bir söz verdik.

Kulluk yapacağımıza ve iyi bir insan olacağımıza dair.

Kendi adıma konuşacak olursam bütün dünya için endişeliyim Ki gidişat da zaten onu gösteriyor.

İnşallah özümüze dönmeyi başarabiliriz.

Başaramazsak evvelki kavimler gibi yok oluşa doğru hızlıca ilerliyoruz zaten.

Saygılarımla

Tartışma

Yorumlar

2 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Devam et

Benzer yazılar