İnsafına kalmış olmak ne acı. Sevgim kalbinden kovuldu öyle mi? Gözlerin gözlerime değmiyor artık. Ellerin ellerimi tutmuyor. Sesin ne kadar soğuk, ne kadar yabancı. İnsafına kalmış olması kalbimin, bilsen nasıl da çok acınası.
Az önce sevgilim mi dedim sana? Afedersin. Aklım başımda değil gibi. Saat kaç? Hangi gündeyiz? Bir farklısın bugün sanki. Saçlarını toplamışsın ilk defa. Sanırım gitmeye hazırsın bu defa. Kalbinde sevgime yer yok öyle mi?Nefesin dudaklarımı ısıtmayacak yani. Bastığın yerlere basmayacak adımlarım. Gölgen gölgeme değmeyecek öğle vakti.
Yokluğuna alışmalıyım öyle mi? Ne kadar kolay böyle konuşması. Hem niye bu kadar acımasızsın. İnsafına kalmış olmak ne acı. Kabullenmek mi sandın susmamı?
Sen uzak şehirlerin yolcususun. Ben gam dağlarının meczubu... Biliyorum sen değildin bu ayrılığın tek suçlusu. Hatalarım, hatalarına eşitti doğrusu.
Sevgim, sevgine denk değil artık. Kalbinden kovulmak dert değil bana. Uzaklar senin artık, şehirler senin... Gam dağları benim, acılar benim... Yazgıysa bu ayrılık, senin ki ak olsun. Kara talihim ak yazgına uzak olsun. Artık insafına kalmış değilim.
Görüşemeyeceğiz, konuşamayacağız ve sevişemeyeceğiz seninle. O tatlı dünlerin o tatlı aşıklarından değiliz artık. Emsal gösterilmeyecek hikayemiz yeni aşklara. Şiirlere konu olmayacak sevgimiz. Bugün ibretlik aşklar listesinde en başa yazılmış adlarımız. Tarihin en acınası aşk hikayesi, bize nasipmiş demek ki.
Olur ya bir gün dönmek istersin. Dönüp şöyle bir bakmak geriye... Ne kalmış diye, kim kalmış diye. Hepsi kuru bir meraktan gidenim. Hem çokta bir şey kalmadı bu aşktan geriye. Sen gittiğin o uzak şehirde, mazinden arınmış yeni hayatında kal. Gam dağlarıma uğrama sakın. İnsafına düşmek istemem yeniden. Ve can çekişmek acıyan gözlerinde, istemem gidenim, istemem.
Az önce gidenim mi dedim sana. Afedersin. Aklım başımda değil sanki. Aslında hem varsın hem yoksun gibi. Gündüzleri görünmüyorsun mesela. Oysa sensiz geçirdiğim bir geceyi, inan hatırlamıyorum gam dağlarında. Fakat bulanık görüntüler ara sıra, gelip gidiyordu zihnimde. Silik bir gölgenin uzaklaşan adımları, şakaklarımda zokluyordu nedense.
Kalbimdeki derin yaralar, beynimi bozmuş olabilir miydi? Gam dağlarım ve geceler, yoksa bir hayal ürünü müydü? Sanrılarım ve hezeyanlarım, şizofrenime sebep miydi? Gidişin, insafsızlığın ve sefaletim, bölmüş olabilir miydi kişiliğimi?
Gam dağları zindanım olmuş benim. Senli geceler gardiyanım... Şizofreni hastalığım olmuş. Gönlüm yalnızlığa mahkum nicedir... Ben sevdamın kurbanıyım Tanrım. Deliliğim yare uzak sana yakın... Cennet olmasa da bana layığın, sen de biliyorsun, cehenneme gitmeyecek kadar da günahsızdım.





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.