Aleksey gibi körü körüne bir aşkın girdabında yanma,
Polina’nın soğuk bakışlarında kendini arama boşuna.
Rulet masasında her şeyini kaybeden o kumarbaz misali,
Aklı sende olmayana ömrünü yatırıp da aldanma;
Kendini hatırlatmaya çalışma, bırak gitsin kendi yoluna.
Bir kırmızıya, bir siyaha bağlarsın tüm umutlarını,
Döndükçe o kör çark, yutarsın düğüm düğüm yutkunlarını.
Gözü masadan başkasını görmeyen bir talihsiz gibi,
Harcarsın hiç acımadan en güzel, en genç yıllarını;
Fark edilmek için çırpınma, sessizce çekil kıyısına.
"Beni kurtaracak olan sensin" dersin içinden gizlice,
Oysa Polina çoktan kapılmıştır başka bir gizemli güce.
Kendi kalbinde bir yabancı gibi kalakalırsın öylece,
Sen hatırlattıkça kendini, o uzaklaşır her geçen gece;
Seni duymayan bir sağıra, nefesini tüketme boşuna.
Roulettenburg’un ışıkları altında kaybolur gider adın,
Ne bir sitemin kalır geriye, ne de aldığın o eski tadın.
Zorla güzellik olmaz derler, zorla da sevdiremezsin kendini,
Bir pul gibi masaya fırlatılmışsa eğer senin aşkın;
Daha fazla gururunu ezdirme, dön kendi aslına.
Aklı sende olmayanın peşinde bir gölge gibi dolanma,
Dostoyevski’nin o acı sivriliğinde uyan artık, uyuşma.
Kendi kumarında zaten her şeyini kaybetmiş o insan,
Seni mi görecek sanırsın, bu tatlı rüyaya inanma;
Ceketini al ve çık o salondan, bakma bir daha arkana.




Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.