YazYorum
Deneme9 Eki 2026

O dönem o ses

Eski günleri anlatmaya kalksam, aklıma önce Melihat Gülses’in sesi gelir.

Sevgi Seçen|9 Ekim 2026|1 dk okuma
68 görüntülenme|0 yorum

Eski günleri anlatmaya kalksam, aklıma önce Melihat Gülses’in sesi gelir. Sanki o ses, uzak bir zamanın kapısını usulca aralar zerafeti, inceliği ve duruşuyla geçmişin nezaketini bugüne taşırır. Onu dinlerken, yalnızca bir ses değil, bir dönemin edebini de duyarım.Radyodan yükselen o tanıdık nağme, “Nazende sevdiğim, yadıma düştün” diye başladığında, kulağımdaki pas silinir, içimde eski bir bahar açılır. Sözler değil, sesin taşıdığı hâlet etkiler beni. Bir makamın kıvrımında, bir nefesin inceliğinde, o günlerin insanının nasıl konuştuğunu, nasıl sevdiğini ve nasıl zarif durduğunu hissederdim.

Melihat Gülses, bence yalnızca bir ses değil; yaşayışıyla, duruşuyla, nezaketle yürüyen bir dönem idi. Bazı insanlar vardır sadece çağlarının içinde yaşamaz, çağlarını da giyinir gibi taşırlar. Onların sesinde bir meram, bakışında bir terbiye, duruşunda bir vakar bulunur. Melihat Gülses de öyle sesi, o eski zamanın inceliğini bugünün gürültüsüne bırakılmış bir hatıra gibi.

Belki de bu yüzden, geçmişi anmak için büyük olaylara değil, bir radyo sesine, bir şarkının ilk mısrasına, bir insanın zarafetine bakmak gerekir. Çünkü bazı dönemler, takvimlerde değil; insanların seslerinde, duruşlarında ve gönüllerine yerleşen nezakette yaşar.

Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar