Yeni bir güne, aynı yastığı paylaşarak uyanan çift; gözlerini açar açmaz her zaman olduğu gibi birbirlerine gülümsüyor, günaydın diyor ve aynı günü bir okulda belirlenen ders takvimi gibi yaşamaktan mutluydular. Bu sabah ayrı bir güzelsin sanki diyen Lavantin, umduğu cevabı alamamıştı. Hala dünün darbesini yaşayan karısı, “Gerçekten yapacak mısın” diye cevap verdi.
“Yapmamak için neden sunacak mısın?”
“Sana sunmak istediğim tek şey varsa o da sevgim diyen Gwen, güvensiz bakışlarıyla kocasının gözlerindeki endişeyi görüyordu.”
“Şey dedi, Lavantin gidip kapısını çalalım mı? Kahvaltıya davet edelim.”
Gwen, tamam dedi ve Samet’i çağırmaya gittiğinde kapısının eşiğinin açık kaldığını görür görmez içeriye göz gezdirdi. Samet bey diye sesleniyor ama sessizlikten başka duyduğu hiçbir şey yoktu.
Aşağıdan gelen apartman görevlisi: “sizin haberiniz yok mu diye hayretler içerisinde seslendi.”
Dün gece tüm apartman yeni gelen komşunun dedikodusunu yapmıştı.
Gwen, bunu onaylamayarak başını salladı. İçeriye girdi.
Lavantin de tezgahın başına geçmiş ve her şeyden habersiz kahvaltı tabağı için garnitürler hazırlıyordu.
Ardından fırına attığı ekmekleri çıkarıyor, tabaklara diziyordu. Bir tanesini mendil ile eline alıp, bir ısırık aldı.





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.