YazYorum
Deneme1 Haz 2026

İkinci Ruh

Havalar kararınca özgürleşen bir ruh!

Sefer Eroğlu|1 Haziran 2026|2 dk okuma
165 görüntülenme|0 yorum

İnsan bedeninin içerisinde tek bir ruh vardır derler ama esasında öyle mi?

Yatma saati gelip, başını yastığa dayadıktan sonra rivayetlere göre ruhun biri bedende kalır, öbür ruh ise ruhu terk edip gider.

Gider gitmesine ama onun özgürlüğü gün ışıyıncaya kadardır.

Oley! Deyip özgürlüğünün tüm iplerini eline aldıktan sonra isterse bir galaksiden öbür galaksilere, isterse solucan kanallarından kainatın en ucra bölgelerine kadar zaman ve mekan tanımaksızın ulaşır ve gökyüzünden yeryüzüne ilk düşecek ışından daha hızlı davranarak değişik değişik senaryolar çizer kendine.

Hani ışınlanma henüz icat edilmemiş ya henüz, o, bizim bedenimiz için geçerli, ikinci ruhumuz için değil.

Olur da ilk güneş ışınından evvel göz kapaklarımız açılıp, uyanma eylemi zuhur bulacaksa eğer, kainatın hangi noktasında olursa olsun ikinci ruh, belirlenemeyen devasa bir hızla hemen bedene girer ve bedende bıraktığı kardeşinin elinden tutarak, sorumlusu oldukları sahibin uyanmasına yardımcı olurlar.

Bazen de dünya sınırlarının dışarısına çıkmak istemez bedenden sıyrılan özgür ruhumuz.

Daha önce hiç gitmediğimiz tabiatlara ulaşıp, ağaçtan ağaca bir maymun gibi atkarken bazen de yerden gökyüzlerine çıkıp havada kanatsız kuş gibi uçtuğunu hisseder.

Bazen o kadar yakasının bırakılamayacağı hikayeleri anlatmaya çalışır ki bize, değişik bahanelerle bedenimize geri dönüp, tekrar tekrar bedenimizi dar bir kot pantalonu çıkartır gibi terk ettikten sonra aynı hikayeye kaldığı yerden devam eder; tek kişilik seyirciye defalarca özürler dileyerek.

Bazen yunus balıkları ile masmavi denizlerde huşu içerisinde yüzdürürken sahibini bazen de gökyüzünden yere düşmeyi arzu eden mermi ve füzeleri tekmeleyip tokatlar inanılmaz bir kuvvet ile.

Bazen de gün içerisinde yaşadığımız bir an ile aniden zamanın durduğunu hissedip, dejavuya maruz kalıp kalmadığımızı düşünürüz kendi kendimize çok kısa bir an için.

Çünkü o yaşantıların aynısına denk gelinmişti daha evvel...

Ey ikinci ruh!

Var mısın yok musun bilmiyorum ama inan çok özledim seni...

Gökyüzünde uçmaları...

Mermileri tokatlamaları...

Gökyüzünde gündüz de gece de sınırsızca dolanmaları...

Bir gittin bir daha gelmedin.

Kardeşini üzgün beni de boynu bükük bıraktın uzun zamandır.

Gel artık emi...

Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar

Deneme24 Haz 2026

Ağır Gelen

"​Öfkenin ve kinin tamamen sebepsiz olmadığı, aslında bu duyguların çoğu zaman insanın kendisini koruma biçimi olduğu unutulmamalı."

Aybike Kazak·2 dk·4·57