Anıların Dansı ve Benliğin Ritmi
Yüzleşmek için kendimi zorladığımda, karşımda duran şeyin bir yabancı değil, kendi birikimim olduğunu gördüm.
Kategori
206 yayınlanmış yazı
Yüzleşmek için kendimi zorladığımda, karşımda duran şeyin bir yabancı değil, kendi birikimim olduğunu gördüm.
Birini sevmek ve ondan vazgeçmek konu alan ve sevmenin de vazgecmenin de zorluğu
Hiçbir somut faydası olmayacağını bilsek bile insan kalmayı seçmenin, sistemin ruhumuzu ele geçirmesine karşı verilen en büyük zafer olduğunu anlatıyor. Modern dünyanın duyarsızlaştırıcı baskılarına karşı empati, dürüstlük ve vicdan sahibi olmanın mantıksal bir kazancı olmasa da, bu direnişin kendisinin bir galibiyet olduğunu savunuyor.
Kendimizi kusursuz varlıklar olarak görmeyi bırakmanın zamanı gelmiştir belki de.
Sözler, ruhumuzun uzun parmak uçlarıdır. Bazen bir dostun omzuna dokunur, bazen bir çiçeğin yaprağını okşar, bazen de en narin vazoyu devirip tuzla buz ederler.
Bir editörün kaleminden akan endişeler... Soruların doğurduğu sorular... Kuyu derin ve belki sonu var, ama ben henüz ortasında bile değilim. Umarım okuyucu ipi kendine bağlayıp güvenle aşağı iner. Kim bilir içeride neler bulur? Okuyucu artık düşünüre evrilir ve pek tabii o bilir.
Sayfa 23 / 23
